• DOLAR
    3,8776
    % 0,43
  • EURO
    4,5748
    % 0,58
  • ALTIN
    161,3250
    % 1,21
  • BIST
    106.239
    % -0,69
Derin seslilik

Derin seslilik

Karmaşık duyguların eşiğinde bir gece yarısı düşünür insan, onu gerçekten tanıyor muyum? Bizi kokumuzdan tanıyan her defasında yeniden aşık olduğumuz adam, doğru zamanda mı girdi hayatımıza?

Sahi doğru zaman, doğru insan neydi? Doğru zamanlarda tanıyıp şans verdiğimiz o adamlar yanlış insanlar mıydı?

Çok sevdik aşık olduk, ama onlar zamanından önce gelenlerdi. Zamanında gelense biriktirdiğimiz yanlışların içinde boğuldu belki. Belki de sırf bu yüzden, yeryüzündeki mutlu insan sayısı bir elin beş parmağını geçemeyecek cinstendi.

Ömürlük gerçek aşkı beklerken

Çok aceleci davranıyoruz. Bir ömür beklenebilir oysa o gerçek aşk için. İçimizi sızlatacak, varlığımızı hissettirip dünyaya neden geldiğimizi kanıtlayacak biri için değer elbet bir ömür beklemeye. Yoksa bu kitaplar nasıl yazılır? Nasıl tahammül edilir sümüklü sulu göz filmlere?

Bu duygular dolup taşarken insan ruhundan, o kadın bir daha düşünür. Ben çok sevdiysem eğer neden bitti hepsi? İki tren yolculuğu arasındaki mesafe kadar yaşanan aşklar kapıda beklerken biz nasıl oluyor da heyecanla açıyoruz o kapıyı yeni gelene? Bir kez daha!

Bu sonsuz bir güven göstergesi. Kendimize güvenemezken, bir anda gökten hayatımıza düşeni kalbimizin baş sahibi yapabiliyoruz. Bu gidip yenisi gelene kadar…

Mutlu ölüm

Yeryüzünde bu kadar insan var ve kalbimiz çok ilginç bir şekilde süzgecinden geçirdiği ‘o’ kişiyi evine, hayatına, yatağına eş ediyor. Üstelik sonunu düşünmeden. Öleceğini bilerek ve bunu hiç düşünmeden yaşamak gibi.

Evlenen insanlar ölüme daha yakınlar sanki. Hiç böyle düşündünüz mü? Mutluyum ve ölebilirim artık demek gibi.

Evlenmek bir ibadet şekli, paylaşmayı öğrenmek. İşte nu yüzden sırasıyla, oyunda seviye atlar gibi atlayıp, evlenmeyi de tamamladık mı bitiyor demek ki olay. Mario’nun prensesini kurtardıktan sonrası da bu yüzden yok işte. Ya da o ağzımızın kenarından sular aka aka izlediğimiz deli romantik filmler de işte bu yüzden evlilik sahnesinde bitiyor. Mutlu mesut ölüyorlar işte. Bir anda huzur sarıveriyor her yanı…

Sonra? Sonrası derin bir sessizlik…

Filmlerdeki aşklar gerçek olsa dediğimiz anlar

Evlilik ya da aşk üzerine söylenenler söylenedursun, bir de filmlerin o salya sümük aşkları var. Peki gerçekten var mı?

Yani bunca senaryoyu yazanlar insan değil mi de, yeryüzünde mutlu aşk yok denecek kadar az. Bütün insanlar mutlu ölüm arayışında…

Şaka bir yana filmlerdeki aşkların gerçek olacağına inanabileceğim örnekler de gördüm hayatta. Bizim sokaktaki Ümmü Teyze. Çocuktum, anlamazdım belki aşk nedir ama bugün bile hatırlasam onu; kocası, beraber geçirdikleri kısacık ömürde nasıl da mutlu olduğu, onu anlatırken gözlerinin dolduğu gelir gözlerimin önüne.

Ama her şey biter işte. Mutlu ölüm huzuru için çıkılan evlilik yolunda, taraflardan biri oyunu bozar.

Tabii yine de, aşk her şeyden önce bir bireyin kendi benliğinde hissettiğiyse, çok şanslı canım Ümmü Teyze. O ömürlük aşkı tatmış ve ibadetini tamamlamış olarak veda edecek sevdiklerine. Ama yine de hatırlarım ya gözü yaşlı anlattığı anılarını bir burukluk çöker üstüme işte.

Sonra? Sonrası tarif edilemez bir seslilik…

Duyulmayan sesli çığlıklar

Sesli ve sessiz soluk alıp verdiğimiz yine de tarif edemediğimiz o sonralar yok mu? Bir kadın mutlu da olur elbet, hem de bir başka olur severse. Onu değil, önce kendini.

İki nefes arasında duyuramadığımız o çığlıklar, belki de hayatımızın özeti. Bir yerlerde ömürlük aşk var, bu kesin de sabrı nerede?

Dilerim siz çabuk bulursunuz derin ve sesli çığlıklarınızı duyuracağınız ölüm arkadaşınızı…

Damla Karakuş

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?