• DOLAR
    3,7897
    % -0,22
  • EURO
    4,6738
    % -0,28
  • ALTIN
    161,9910
    % -0,09
  • BIST
    $11.334
    % -1,18
Kadınlar erkekleri yanlış mı seviyor

Kadınlar erkekleri yanlış mı seviyor

Nerede aşık bir kadın/erkek görseniz bunu gözlerinden anlarsınız diye düşünüyorum. O bakış, gülüş… İnsanın yüzüne ayrı bir aydınlık gölge düşüyor, güzelleşiyor sanki. Ama bir de daha bir aya varmadan fersah fersah kaçırdığımız kadınlar/erkekler var.

Peki nasıl oluyor bu? Gözümüzün içine bakan, sesimizde hayat bulan o kadın/erkek bir anda kaçıyor. Bu kadar mı korkutuyoruz yani karşımızdakini?

Uzun uzun kız sohbetlerinden, danışılmış erkek görüşlerinden sonra şunu söyleyebilirim ki, ülkece sevmek ve karşındakini anlamak konusunda ziyadesiyle beceriksiziz. Hal böyle olunca aşkı da elimize yüzümüze bulaştırıyoruz.

Her yüzümüze gülen aşk değil

Aslında her şey sevgiyle ilgili ve herkes sevdiğinin gözbebeği olmak istiyor, hepsi bu. Öyle bir sevgi açlığında kalbimiz elimizde dolaşıyoruz ki sokaklarda, bize gülümseyene o kalbi emanet ediyoruz ve bir kısır döngü başlıyor.

İtiraf etmek gerekirse bunu daha çok biz kadınlar yapıyoruz. Zannediyoruz ki, bu sefer tamam oldu; olacak. Peki doğrusunu bulana kadar daha kaç kurbağa öpmek gerekecek? Biz kadınlar, hatayı nerede yapıyoruz?

Kadınsal haller

Bir gün gencecik bir kız o yaşlarda en sık gördüğü erkeğe kaçınılmaz son olarak aşık oluyor ve hikaye de orada başlıyor. Çünkü bundan sonra yaşayacağı bütün ilişkileri aslında o an şekillendiriyor. Kalbi ne kadar kırıldı ya da ne kadar mutlu edildi, her şey biraz buna bağlı. Hikayenin özeti bundan ibaret.

Sonra kadın yok saymayı, görmezden gelmeyi, nasılsa düzelir diye beklemeyi öğreniyor. İşte bir erkeğe karşı bir kadının yapmaması gerekenler de bu noktadan doğuyor.

Görmezden gelme

Karşındaki adam ilk karşılaştığınız anda sana çok içten gülümsemiş, sana bir bakışla birçok şey vaat etmiş ya da sen o anki duygunla böyle değerlendirmiş olabilirsin. Artık bir ilişkiniz de var diyelim. Dönün bir kendinize sorun bakalım, bu ilişki iki tarafın ortaklığıyla mı başladı, yoksa sen bir şeyleri görmezden mi geldin?

Karşındaki adam sen onun hoşuna gitmeyen yönlerini görmezden geldiğinde mükemmel olmayacak. Nasılsa zamanla düzelir dediğin hiçbir şey, zamanla düzelmeyecek. İnan, zaman sadece geçecek.

Bir sonraki sahneyi artık hepimiz görebiliyoruz sanırım. Her yerde saçılmış sözcükler, gözyaşları, mutsuzluk emareleri… Çünkü biliyorsun ki başta görmezden geldiğin ne varsa, zaman onları sana bir süre sonra daha net göstermeye başlayacak ve senin de çığlıkların kaçınılmaz olacak.

Her şeyini onaylama

Bir erkek seni sevsin diye, sana baksın diye, baksın da görsün diye her dediğini gereğinden fazla onayla! Bunun limiti nedir, inanın ben de bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki, bir şeylerin dozunu kaçırırsa kadın, erkek bir kadından çok daha kolay şımarabiliyor. Tecrübeyle sabit. Ben değil canım, bir arkadaşımın omzumda ağlamışlığı var, oradan biliyorum.

Yani demem o ki, tartışmak kadar doğal bir durum olamaz. Tartışmayın diye, sizi bırakıp gitmesin, sonunda bitmesin diye her dediğine “evet” demeyin. Eğer tek taraflı bir hal almışsanız, zaten bir şeyler yanlış gitmeye başlamış demektir. Değerlendirmenizi dikkatli yapın ve yaşadığınız aşkın suçlusu siz olmayın.

Tüm sorunları sen çözmeye çalışma

Bu size mükemmel bir ilişki kazandırmaz, sadece seni yorgun, karşındaki erkeği de daha sorunlu yapar. Sen onun psikoloğu değil, hayat arkadaşısın. Senden yardım istemediği sürece ona akıl verme.

Elbette birbirinize destek olmak için bir aradasınız. Ama her şeyde olduğu gibi burada da çok ince bir sınır var ve bunu aşmamalısın. Unutma, bu konuda ipleri elinde tutmak zorunda değilsin. Bugünlere sen olmadan gelebildiyse, bundan sonrasında sadece paylaşıyor olman yeterli olacaktır. Onun yerine o sorunu çözmene gerek yok.

Sevgisinden emin ol

Sen onu seviyorsun, peki o? Bir ilişkiye ilişki diyebilmen için bunun iki kişilik olması gerektiğini unutma; ayakların yere bassın. Sen ona aşıksın diye bunu tek başına yaşama. Sen onun yerine de bir yere kadar sevebilirsin. Bunun sonsuza dek sürmesi mümkün değil.

Yine başa dönüyorum ki, görmezden gelme.

Her gel dediğinde gitme

İnsanlara, hele de erkeklere, her aradıklarında ulaşabileceklerini bildikleri bir yerde duruyorsan ve kesinlikle ona “hayır” diyemiyorsan, bir şeyler oluyor. Ne bileyim, şımarıyorlar işte. Bunu da aynı arkadaştan biliyorum.

Çok saçma olduğunu düşündüğüm bir davranış biçimi olsa da, maalesef ulaşılmaz olduğunu hissettirdiğinde daha değerli oluyorsun. Tabii ki yine sınırları doğru çizmek gerek.

Şimdi düşündüm de, aslında belki de evlilikler de bu yüzden sıradanlaşıyordur.

İlk sen söyleme

Tabii ki böyle bir başlık yazıyorsam, sevgi sözcüklerinden bahsediyorumdur. Yine aynı arkadaşımdan edindiğim tecrübeye göre söyleyebilirim ki, ilk “Seni seviyorum” diyen sen olmamalısın.

Ben hala bu konuda biraz çelişkiliyim. Yani neden duygularımı belli etmeyeyim ki diye karşı çıktım hep, ama bir yandan da görüyorum ki, erkek duyduğu, hissettiği sevginin arsızı olabiliyor bazen. İşte yine sınırlar, sınırlar…

Bunca akıl veriyorum da, ben ne kadarını yapabiliyorum değil mi? “Şuna bak, bilmiş bilmiş konuşuyor” da diyebilirsiniz, ama valla benimki bilmişlik değil aslında. Bir konuda en az bir fikrim varsa, paylaşmadan edemiyorum sadece. Eminim sizin de çok fikriniz vardır, paylaşalım.

Sevgimle…

Damla Karakuş

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?