• DOLAR
    3,4986
    % 0,07
  • EURO
    4,1372
    % 0,13
  • ALTIN
    145,2139
    % -0,07
  • BIST
    108.615
    % 1,32
Yazı karşılayan anılar

Yazı karşılayan anılar

Yaz gelmeyi neredeyse Haziran boyunca bile reddetmiş olabilir, ama isteyenin gönlüne de düşebilir. Çünkü aslında içimizdeki çocuk ilkokulda öğrendiği mevsimler şeridinden öte yol olmadığını bilir.

Çünkü mevsimler şeridi çocuk aklımızın yazı bekleyişidir. Tüm kış aradaki ilk ve son baharla avunarak rengi solacak tişörtlerini, dondurmanın dilde bırakan renklerini, karpuzun tadının damağında kalmış yanını özleyerek yazı bekler.

Varsın yaz inat etsin gelmesin; Allah çocuk gönlümüze zeval vermesin.

Yüreğine yaz gelmişlere ne mutlu

Gökten bardaktan boşalırcasına, daha iki gün önce yağmur yağdığının farkındayım. Yaz gelmedi diye delirdiğimi düşünenler de olabilir, ama ben sadece bakış açımızı biraz duygusala bağlamak niyetindeyim.

Bugün 21 Haziran ve benim sabrım yaz beklentisinde 2017 yılı için buraya kadardı. İçimin deniz limanları inanıyor ki, bugün yaz geldi. Ben de bunun hatırına kendi omuzumu öptüm, bir de üstüne yanağımdan makas aldım.

Canım kendim, yazı karşılayışını seveyim…

Omzunuzdan öpün kendinizi

Şimdi sizlere anlatırken bile içimi bir yandan ısıtıp bir yandan hüzünlendirecek bir anımı anlatmak istiyorum.

Ben her gün en az bir kere öperim omzumdan kendimi ve şükrümü böyle iletirim gökyüzüne. Bunda sorun yok elbet, hepimizin var kendine göre mizansenleri. Hikaye bunu neden ve ne zamandan beri yaptığım sorusuna cevap vermem gerektiğinde ortaya çıkıyor. Ben şimdi siz sormuşçasına anlatıyorum şu kısa hikayeyi.

Arkadaşım Emine’nin duygu yüklü omuzları

İlk dershane deneyimimi yaşadığım yıldı. Yanlış hatırlamıyorsam Emine sınıfımıza ikinci dönem gelmişti ve biz lise giriş sınavları için oradaydık.

Emine’yi her ders öncesi abisi bırakır, her ders çıkışı da gelir alırdı. Bir gün geç kaldı ve yüzündeki endişe apaçık ortadaydı işte. Kendi kitaplarımı, kalemlerimi bir yana bıraktım ve hemen arkamda oturan Emine’nin eşyalarını toplamaya başladım.

Ayağa kalktı. Bakışları delici bir şekilde üzerimdeydi ve dönüp baksam ağladı ağlayacak gibiydi. Dönüp bakmadım, bütün eşyalarını toplayana kadar ona biraz zaman verdim. Her şeyin çantasında olduğundan emin olduğumda döndüm; gözlerinin içine içine gülümseyerek çantanın tek kolunu boynundan geçirdim. O an şimdiye kadar sadece ona bakıp gülümsediğimi, ama hiç konuşmadığımızı fark ettim.

Teşekkür edeceğini zannederken birden ”Ama benim kollarım yok” dedi. Bir anlık bile duraksamaya mahal vermeden ”Öyle mi, hiç fark etmemiştim” deyip güldüm. Bir yandan da beni yanlış anlarsa diye ödüm koptu. Ama o da dünyayı güzelleştirip bütün gezegenleri aydınlatacak kadar içten gülerek bana cevabını verdi. .

Ona yaklaştım ve omzuna bir öpücük kondurdum. Tutamam zannettiğim ve güçlü durduğum gözyaşlarım vardı. O öpücükle hepsi dağıldı. Bundan sonra her gün sohbet, gülücük ve sıradan bir hayat olacaktı…

Artık benim de omuzlarım güçlü

Emine’nin vücudundaki en güçlü yerin kalbinden sonra omuzları olduğunu fark ettiğim o gün, sanki bir yaş daha büyüdüm. İnsan neyi eksikse oradan besliyordu kendini ve güçleniyordu.

İşte o gece ve sonraki her gece, dönüp kendi omzumu öperek uyudum; onun da aynen böyle yapıp güçlendiğini hayal ederek.

… diye yaptım

Hayata karşı güçlü omuzlarım olsun diye yaptım. Bir gün kendimi sevmeyi asla ama asla unutmayayım diye yaptım. Kıştan sonra yazın gelişini ilk ben fark edeyim diye yaptım.

Her düştüğümde kendim kalkmasını bileyim ve kimse beni daha da dibe çekemesin diye yaptım. Kalbimden geçen ne varsa aklıma sığmaz olduğunda telaşlanmak yerine güçlü hissedeyim diye yaptım.

Gönül gözüm Emine’nin omuzları üzerinden bana uçan halıları, birbirine aşkla bakan dinozorları, Büyükşehir’de de sevgiyle yaşanabileceğini, şu hayata çile doldurmaktan fazlası için geldiğimi, ”ben” olduğunda her şeyin güzel olduğunu ve daha nicesini göstersin diye yaptım.

Kendimi her yalnız hissettiğimde asla yalnız olmadığımı, kendime kapılarımı açmayı bilsem karşımda nasıl da güzel bir ”ben” bulacağımı bileyim diye yaptım…

Omzuma kondurduğum öpücükle renklendi belki dünya

Çünkü her insanın kendine özgü bir mizanseni olmalıydı ve ben de kendimi her gece omzumdan öpmeyi seçtim.

Bir yaz gecesi rüyası anlatırcasına başladığım cümlelerim beni buraya nasıl sürükledi bilemiyorum. Ama işte hayat da böyle bir şey değil mi? Sen bir şeyler planlarken o sana hafıza oyunları oynar ve işte bir anda umut dolar dünya.

Sevdiğiniz ne varsa daha çok sevmek ve kendi dünyanızı sevgiyle yönetmek için şimdi omzunuza afilli bir öpücük kondurun. Bir yerden sevmeye başlamak lazım sonuçta kendini.

Ha bir de hala ısrarcıyım ki, yaz geldi ve bir de bunun için omzumdan öperim kendimi…

Sevgimle…

Damla Karakuş

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?